Pazartesi, 30 Kasım 2020
.
13
Denizli
.
Doç. Dr. DEVRİM ALKAYA

Güzel izmir

Ege derken, İzmir derken düşünmek gerek uzun uzun...

 

Bu topraklarda yaşamış uygarlıkları, tarihini okumak, efsanelerini dinlemek gerek.

 

Ege efsanedir, efsanenin boynunu süsleyen inci, "İZMİR”

Deprem sonrası gördük ki
İzmir insanlık dersi veriyor bütün dünyaya,

 

 



Evlerinde hasar olmayan İzmirliler pişirdikleri yemeklerini kurtarma ekipleriyle, depremzedelerle paylaştı.

Gece boyunca kapılarını depremzedelere açan restorantlar, cafeler var. Bütün gün çay, çorba servisi yapan ve ücret almayan güzel yürekli insanlar yaşıyor.

Otellerini halka açan ve istedikleri kadar kalabileceklerinin haberini yayan otel sahipleri var.

Evleri olan İzmirliler, gel misafirim ol diye çağrı yapıyorlar.

Kendisi başka şehirde yaşayan, İzmir'de evi olanlar, depremde evi yıkılanlara evimde kal , erzak masrafin da benden diyenler o kadar çok ki.

Bir kültür kolay oluşmuyor.

Güzel İzmir'in; 8.500 yıl boyunca Perslerden Antik Yunanlara, Romalılardan Osmanlılara farklı kültürlere ev sahipliği yaptığını,

“Dünyanın Yedi Harikası”ndan biri olan Artemis Tapınağı İzmir-Selçuk'ta yer aldığını,

Parşömen kağıdı papirüse bir alternatif olarak Bergama'da keşfedilmiştir. İlk olarak Bergama kağıdı (Charta Pergamena)anılan malzeme sonradan parşömen adını aldığını,

Tıp ve eczacılık simgesi olan yılan figürü, pek çok ilkin yaşandığı Bergama’dan çıktığını,

İlk şifa tapınağı (Asklepion) tıp tanrısı Asklepios adına İzmir’de kuruldugunu,

Türkiye’de, yavaş yaşam felsefesinden ortaya çıkan Cittaslow unvanını almaya hak kazanan ilk yer İzmir’in Seferihisar ilçesi olduğunu,

İncil'de adı geçen ve Hristiyanlık açısından önem taşıyan 7 kiliseden 3’ü İzmir’de olduğunu,

İzmir’in adının nereden geldiğiyle ilgili pek çok efsane vardır. Bunlardan biri de; adını Amazon kraliçesinden aldığını,

Meryem Ana için yapılan ilk kilise Efes'te olduğunu,

Iliada ve Odysseus’un yazarı, şairlerin atası, Homeros İzmir’de doğduğunu,

"Bir nehirde iki kez yıkanılmaz." sözüyle her şeyin sürekli değiştiğini vurgulayan ünlü filozof Herakleitos (MÖ 540-480) Efes'te yaşadığını bilmek gerek.

Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, Roma’nın imparatorluk devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm İyonya kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adını duyuruyordu. Bu maksatla da bu şehre "Güzel İzmir" ve "la Perle de l'Ionie" (İyonya'nın İncisi) deniyordu.

İncil'in 4 yazarı ve İsa'nın 12 havarisinden biri olan St. John Selçuk'ta vefat etmiştir. Havarinin mezarı yine Selçuk’tadır.

Anadolu’nun ilk zeytinyağı üretim tesisi Urla’daki Klazomenai Zeytinyağı İşliği’dir.
Athena Tapınağı
Zeus’un kızı Tanrıça Athena adına ilk tapınak İzmir'de inşa edilmiştir.

Bitkisel Tedavinin Merkezi
Doğal kaynaklarıyla öne çıkan İzmir, bitkisel tedavi, psikoterapi ve doğal terapinin ilk defa uygulandığı şehirdir.

Antik Roma’nın en ünlü hekimi ve bilim insanı Galen (MS 131-210) Bergama'da yaşamıştır.

Filozof ve şair Xenophanes MÖ 6. yüzyılda Kolofon'da yaşamıştır.

Dönemin ünlü bilginlerinden Filozof Anaxagoras (MÖ 500-428), bugünkü adı Urla olan Clazomenae'de yaşamıştır.

İzmir’e olan sevgisiyle bilinen ünlü şarkıcı Dario Moreno Tarihi Asansör yolu üzerindeki bugün Dario Moreno Sokağı olarak bilinen sokakta yaşamıştır.

İlklerle adından söz ettiren Bademli Köyü Türkiye'de tiyatrosu olan ilk ve tek köydür.

Asya’nın ilk kütüphanesi 200.000 kitapla Bergama’da kurulmuştur.

Bilinen en eski köprü, Karavan Köprüsü (MÖ 850) İzmir yakınlarındaki Meles Çayı üzerine inşa edilmiştir.
Tarihçi Herodot'un İzmir için söylediği ünlü bir sözü vardır: "Onlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimlerinde kurdular."

Aristo’nun, İskender’i "Görmezsen eksik kalırsın!" diyerek uyardığı bir şehirdir İzmir.

Victor Hugo, Orientales adlı kitabında İzmir’i bir prensese benzetmesi de şehrin dünya edebiyatı içinde ne denli etkili olduğunu gösteriyor. Nobel ödüllü Urla' lı Yorgo Seferisi de hatırlamak gerek.

15 Mayıs 1919 de milli mücadelenin başladığı 9 Eylül 1922 de sina erdigi kenttir İzmir.
Ve tabii ki Atatürk: "Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!"


İzmirli reklam yapmadan inancını da yaşar, yardımlaşmayı da bilir..
İnsanlık hallerimizi, öz bütünlüğümüzü ve koşulsuz sevgileri, yardımlaşmayı keşfeden Izmir' li ne güzelsin sen.

Güzel izmir çok geçmiş olsun. Depremde ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum. Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı ve sabır diliyorum.

Doç. Dr. Devrim Alkaya
Inş.Yük.Müh.& Kamu Yöneticisi